Gündemdeki Eczane devirlerini Başkan Yaşar kaleme aldı

Yüksek meblağlarda bulunan devir eczane uygulaması tartışma yaratıyor. Diyarbakır Eczacı Odası Başkanı Yaşar, nüfus kriteri ve istihdam sorununu değerlendirdi.
Diyarbakır Eczacı Odası Başkanı Yaşar’dan “devir eczane” değerlendirmesi
Diyarbakır Eczacı Odası Başkanı Ecz. Ahmet Turgay Yaşar, son dönemde eczacılık camiasında sıkça tartışılan devir eczane uygulamasına ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Yaşar, mevcut sistemin hem mesleki sürdürülebilirliği zora soktuğunu hem de eczacılıkta istihdam krizini derinleştirdiğini söyledi.
2012 yılında kabul edilip 2014’te yürürlüğe giren ve ilçe bazlı 3 bin 500 kişiye bir eczane kriterini esas alan düzenlemeyi hatırlatan Yaşar, o dönemde sistemin Avrupa ve dünya örnekleriyle uyumlu olduğunu belirtti. Yasa yürürlüğe girerken, daha önce üniversiteye giren eczacılara bir defaya mahsus olmak üzere serbest nakil ve devir hakkı tanındığını anımsatan Yaşar, geçiş sürecinde çok sayıda devir ve naklin yaşandığını, ancak bu işlemlere dair net bir kayıt ve standart bulunmadığını ifade etti.
“Muallak durum yargıya taşınıyor”
Devir eczane konusunda yaşanan belirsizliğin mahkemelere taşındığını vurgulayan Yaşar, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun (TİTCK) bu alanda net bir düzenleme yapması gerektiğini söyledi. Aksi halde hem eczacıların hem de kamunun ciddi hukuki ve ekonomik yüklerle karşı karşıya kalacağını dile getirdi.
Devir ücretlerinin başlangıçta, eczacılar için bir tür emeklilik güvencesi olarak düşünüldüğünü belirten Yaşar, artan eczacılık fakülteleri ve kontenjanlar nedeniyle sistemin tıkanma noktasına geldiğini ifade etti.
“İşsiz eczacı sayısı hızla artıyor”
Türkiye genelinde 8 binden fazla eczacının hâlihazırda işsiz olduğunu kaydeden Yaşar, önümüzdeki 5 yıl içinde bu sayının 23–25 bin bandına ulaşmasının beklendiğini söyledi. Özellikle 2013 sonrası üniversiteye giren eczacı adaylarının, yasanın değiştirilmesi için yoğun lobi faaliyetleri yürüttüğüne dikkat çekti.
Son dönemde yazılı basında devir eczane ücretleri üzerinden yapılan haberlerin dikkat çekici olduğunu ifade eden Yaşar, “Meslek ve meslektaşlar itibarsızlaştırılıyor, spekülatif rakamlarla kamuoyu oluşturuluyor. Bu genellikle daha büyük değişikliklerin zeminini hazırlamak için kullanılan bir yöntemdir” dedi.
“Gerçekte eczane başına nüfus 2 bin 750’ye düştü”
Yaşar, yasanın ilk çıktığı dönemde eczane başına düşen nüfusun gerçekten 3 bin 500 olduğunu, ancak köyden mahalleye dönüşen yerleşimler ve emekli eczacıların açtığı eczaneler nedeniyle bu oranın bugün yaklaşık 2 bin 750 kişiye kadar gerilediğini söyledi.
Yüksek devir ücretlerinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Yaşar, “Sadece zengin ailelerin çocuklarının eczane açabildiği bir yapı sosyal adaletle bağdaşmaz” dedi. Ancak buna rağmen sistemde ciddi bir sorun olduğunu ve görmezden gelinemeyeceğini de ekledi.
“Asıl sorun istihdam”
Eczacılığın ekonomik açıdan eski cazibesini yitirdiğini belirten Yaşar, krediyle ayakta kalmaya çalışan çok sayıda eczacı olduğunu söyledi. Nüfus kriterinin düşürülmesinin sorunu çözmeyeceğini, aksine meslekte kaosa yol açacağını ifade etti.
Türkiye’de eczacılığın bir numaralı sorununun istihdam olduğunu vurgulayan Yaşar, çözümün fakültelerden başlayarak genç eczacıların farklı alanlara yönlendirilmesi, ilaç sanayisinin Anadolu’ya kaydırılması ve ilaç üretiminden hastaya ulaşana kadar tüm süreçlerde eczacı istihdamının artırılması olduğunu dile getirdi.
“Bir insanın geleceğine fiyat biçmek kolay değil”
Kendi kişisel görüşünü de paylaşan Yaşar, “Bir insanın tüm geleceğini ve mesleğini bir ücret karşılığında devretmesi fikri bana hâlâ çok rasyonel gelmiyor. Yıllarca verilen emeğin, yüksek enflasyon ortamında birkaç yıl sonra değersizleşecek bir rakama indirgenmesi düşündürücü” ifadelerini kullandı.
Yaşar, mevcut sorunların kısa vadeli çözümlerle değil, bütüncül ve uzun vadeli politikalarla ele alınması gerektiğini sözlerine ekledi.





