Mezopotamya’nın en güçlü uygarlıklarından biri olarak kabul edilen Akkad Krallığı’na ait önemli bir arkeolojik buluntu, Diyarbakır’da gün yüzüne çıkarıldı.
Diyarbakır’ın Lice ilçesi yakınlarındaki Pir Hüseyin (Ali Bardak) köyünde keşfedilen bazalt bir zafer steli, Akkad Kralı Naram-Sin’in bölgedeki hakimiyetini belgeleyen en çarpıcı eserlerden biri olarak değerlendiriliyor.
M.Ö. 2260-2220 yıllarına tarihlenen bu tarihi eser, bugün İstanbul’daki Şark Eserleri Müzesi’nde sergileniyor. Yaklaşık 4 bin yıllık geçmişe sahip stel, hem bölgenin tarihine hem de Mezopotamya siyasal yapısına ışık tutuyor.
AKKAD KRALLIĞININ ANADOLU’YA UZANAN GÜCÜ
M.Ö. 2350-2150 yılları arasında hüküm süren Akkad Krallığı, Mezopotamya tarihinin ilk merkezi devleti olarak biliniyor.
Kurucusu I. Sargon’un gerçekleştirdiği askeri seferlerle genişleyen imparatorluk, Kuzey Suriye, Güneydoğu Anadolu ve Kilikya’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyayı kontrol altına aldı.
Toroslar ve Amanos Dağları’na düzenlenen seferler sırasında, bugünkü Güneydoğu Anadolu toprakları da Akkad egemenliğine dahil edildi. Bu durum, Diyarbakır ve çevresinin milattan önce üçüncü binyılda dahi büyük güçlerin mücadele alanı olduğunu ortaya koyuyor.
NARAM-SİN’İN ZAFERİNİ TAŞA KAZIYAN ESER
I. Sargon’un torunu Naram-Sin, Akkad Krallığı’nın en güçlü hükümdarlarından biri olarak kabul ediliyor.
Onun döneminde imparatorluk zirveye ulaşırken, özellikle Kuzey Mezopotamya’daki Subartu bölgesi stratejik önem kazandı.
Tarihi kaynaklara göre, Naram-Sin, bu bölgede seferler düzenledi ve kazandığı zaferleri steller aracılığıyla ölümsüzleştirdi. Lice’de bulunan bazalt zafer stelinin de bu mücadelelerin somut kanıtlarından biri olduğu belirtiliyor.
Stel üzerinde uzun sakallı ve saçlı bir kral figürü yer alıyor. Sağ elinde tuttuğu balta ile yere düşmüş bir düşman kralını alt ederken tasvir edilen Naram-Sin figürü, sembolik bir güç gösterisi niteliği taşıyor.
Bu sahnenin, Akkad kralının hem askeri hem de siyasi üstünlüğünü simgelediği kaydediliyor.
Uzmanlar, eserin M.Ö. 2260-2220 yılları arasında yapıldığını tahmin ediyor. Kırık kitabesinde ise Naram-Sin’in bir bina inşa ettirdiğine dair ifadeler yer alıyor. Metinde geçen tarih M.Ö. 2635 yılına işaret ediyor.
İSTANBUL’DA SERGİLENİYOR
Diyarbakır’da keşfedilen bu eşsiz eserin, bugün İstanbul’daki Şark Eserleri Müzesi’nde envanter numarası 1027 ile sergilendiği ifade ediliyor.
Stel, Mezopotamya’nın siyasi yapısını, Akkad Krallığı’nın Anadolu üzerindeki etkisini ve antik dönemdeki güç mücadelelerini anlamak açısından büyük önem taşıdığı kaydediliyor.
Diyarbakır’da bulunan bu 4 bin yıllık eser, yalnızca bir arkeolojik buluntu değil; aynı zamanda bölgenin tarih boyunca stratejik ve kültürel açıdan ne denli önemli olduğunu gözler önüne seren güçlü bir tarih belgesi niteliği taşıdığı belirtiliyor.